Sahaf

Divan yolundaki Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesinde bulunan kubbealtı neşriyatı gezerken, bir gün dayanamamış bir kitabı sorma bahanesi ile masasının başında oturan, siyah çerçeveli gözlükleri burnunun ucunda duran tonton amcanın yanına gidip bir kitap ismi vermiştim. Ama dediğim gibi bu bahaneydi amcaya hayallerimi yaşadığını söylemeyi istiyordum, beni sempatik bulduğunu hissettiğim bir anda yüz bulup

-Siz hayallerimi yaşıyorsunuz

dedim.Gülümseyip

-kitapçıda mı çalışmak istiyorsun

dedi.

Tam olarak öyle değil sizin gibi emekliliğimi bir sahaf gibi kitapların arasında geçirmek istiyorum

dedim. Yine gülümsedi. Nerden nereye benim hayalim hala geçerli ve yaşlı kitapçı amcalara imreniyorum. Ne kadar dingin rahat bir ortamları var. Bu video da bu yüzden ilgimi çekti. Günümüze ait verdiği mesajlarda cabası burdan buyrun lütfen.


  1. Aynen öyle. Tıpkı “Kurtlar Vadisi”ndeki “Ömer Baba” gibi değil mi? O kadar dingin ve huzurlu bir yaşamları var ki, o insanlar sanki hiç hastalanmıyor ya da sanki hiç ölmeyecek gibi duruyor bizim gözümüzde.




Leave a Comment